porno canli mac izle

Posts tagged stres eğitimi

Pozitif Telkinler İşe Yarar Mı?


Pozitif telkinler işe yarar mı? “Telkinlerin faydası olmadığını” duymuş ya da bunların işe yarayıp yaramadığını, yarıyorsa nasıl yaradığını merak ediyor olabilirsiniz. Yanıt elbette “Duruma göre değişir”dir. Her şey söz konusu telkine ve kişinin inanç seviyesine ya da daha doğrusu, inançsızlık seviyesine bağlıdır. Söylediğiniz ya da yazdığınız telkin size sahici ya da inandırıcı gelmiyorsa, büyük olasılıkla sizin nezdinizde geçerliliği olmayacaktır. Telkinleriniz hakkında kendinizi “iyi” hissetmelisiniz. Dolayısıyla, en iyi sonuca ulaşmak için telkininizi yazarken kendinizi nasıl hissettiğinize dikkat edin.

Gerçekten inandığınız şeyi temsil etmeyen bir telkin yazarsanız, tereddüt eder ya da bilinçaltı düşüncenizde doğal bir dirençle karşılaşır ve kendinize engel olursunuz. Dolayısıyla, telkinlerinizi size inandırıcı gelecek yönde pozitif bir biçimde yeniden yazın ve yazdıklarınızı her gün yüksek sesle birkaç kez söyleyin. (Çünkü, yalnızca bir kez söylenen telkinler, bilinçaltı düşünme biçimlerinizi değiştirmek için yeterince güçlü değildir.)

Örneğin, “Şuyum” demek yerine, bu size ters geliyorsa, telkininize “Şu süreçten geçiyorum” kelimelerini yerleştirin.

Telkinler, kendinizi olmak istediğiniz kişinin kalıbına sokmanıza yardımcı olur. Telkinlerinizin “nasıl” olacağı konusunda esnek davranın. Birşeyi özgürce ve açıkça söylediğinizde, onu algılama şeklinizle ilgili bir sorun yaşamazsınız. “Kalıp” derken, aslında kendinizi değiştirdiğinizi, dolayısıyla bu yeni kendinizi zaman içinde yavaşça ve nazikçe oluşturmanız gerektiğini kastediyoruz.

Telkininiz için kullandığınız kelimelere de dikkat edin; çünkü, böyle yapmazsanız, olumladığınız şey yaşama geçtiğinde bir miktar kaos yaşayabilirsiniz. Örneğin, mevcut işiniz stresli olduğu için yeni bir iş istiyorsanız, mevcut işinizden kovularak yeni bir işe başlayabilir ya da kendinize çok daha stresli bir iş bulabilirsiniz.

Kaos ya da dramdan kaçınmak için, telkininize istediğiniz şeyi zahmetsiz ve yumuşak bir biçimde elde edeceğinizi ekleyin. Başka bir deyişle, telkininizde, sizin için pozitif bir değişim sağlayacak ve keyif alacağınız bir iş bulacağınızı yazın.

“Eğlenceli ve tatmin edici bir iş bulma sürecinden geçiyorum ve bu işe geçişimin rahat ve stressiz olmasına çalışıyorum.”

Bunu söylemeye karşı herhangi bir direnciniz yoksa, her gün bir kez tekrar edin.

pozitif telkinler

Hemen iş bulamıyorsanız da bunun asla bulamayacağınız anlamına gelmediğini unutmayın. İşlerin önce bir sıraya girmesi gerekir. Bu da şu demektir; ne istediğinizi gerçekten bilmelisiniz… Aksi takdirde, istediğiniz şeyle aynı rotada olmayabilirsiniz.

Dolayısıyla, “mükemmel işi” beklerken, kendinize mevcut işinizin stressiz ve eğlenceli olduğunu tekrar edin. Artık, güvendesiniz. Mükemmel işiniz yoldayken, siz mevcut işinizde daha az stres yaşarsınız.

Olayların gelişme şekli, beklediğinizden farklı olabilir. Sonunda yeni bir işe ihtiyacınız olmadığını, ama mevcut işinizdeki değişikliklere uyum sağlamanız gerektiğini anlayabilirsiniz. Çevrenizde olup bitenlere tepki vermeyi öğrendiğinizde, hayatınızın her alanında işiniz kolaylaşır.

Günde 300’ün üzerinde telkin kullanan ama hiç sonuç alamayan insanlar vardır. Çözüm, odaklanmaktır. Sizin için gerçekten önemli olan birşeye odaklanın. Bu durumda, az ama öz olmak iyidir.

Mevcut durumunuzda huzuru bulmak da başarıya ulaşmanızın bir sonraki adımı olabilir. Öyleyse, hayatınızda daha fazla neşe ya da sevgi keşfettiğinizi olumlayarak işe başlayın. Basit şeylerle işe koyulun.

Kendinizi stresli bir durumda bulursanız, sakinleşmenize yardımcı olması için belli telkinleri tekrarlayabilirsiniz. Diyelim streslisiniz; varlığınızın derinlerine sızarak, “huzurlu ve dingin” olduğunuzu kendinize tekrar edin. Benliğinizin bu harika enerjiye akışını izlemek için kendinize zaman ayırın. Bu hızlı ve pozitif telkinler kullanışlıdır, dolayısıyla onları kullanmaya hazır olun.

Kelimelerde hiçbir direnç olmaksızın, basit ve uzlaşmacı bir tavır takınırsanız, pozitif telkinlerle çalışmak çok kolay olabilir. Hemen bugün önümüzdeki 12 ay için kilit telkinlerinizi yazmaya başlayarak bu 12 ayınızı pozitif bir deneyim haline getirmek için çok şey yapabilirsiniz.

Warren Wojnowski

Hedefleriniz Sizi Korkutmasın…“EVET…Elbette YAPABİLİRSİNİZ ! ”

Biz insanların yaşamımız boyunca hep hedefleri, beklentileri olmuştur. Sürekli yenilenmek yeni şeyler yapmak ve daha ileriye gitmek isteriz… Hep daha ileri ve hep daha iyisi……

İnsan doğası gereği beklentileri, arzuları bitmeyen ve sık sık şekil değiştiren bir yapıya sahiptir. İnsanı hayata bağlayan ve canlı tutan belki de hedefleridir.

Hedeflerimiz gerçekleşsin isterken bazen çekimser kalır ve başaramamaktan korkarız. Asklında bu noktada kendimize söylememiz gereken “Evet,Yapabilirim!” dir. Ancak, bunu inanarak söylemezsek, bir işe yaramaz. Buna inanabilmemiz için ise zihnimizde değişmesi gereken şeyler vardır. Ancak zihnimiz “hayır”dan, “EVET”e döndüğü zaman, içimiz rahat bir şekilde Evet, Yapabilirim!” diyebiliriz.

Peki bunu nasıl başaracağız?

Aslında düşündüğünüz kadar zor değil, sadece zihnimizi anlamalıyız. Kendi zihnimizin bize oynadığı oyunları, engelleri fark ederek bu doğrultuda hareket etmeliyiz.

Başarmak, ulaşmak istediğimiz hedefleri yapamıyor yada yapmaktan çekiniyor olmamızdaki nedenler neler? Yoksa kendimize itiraf edemediğimiz,iç sesimizin söylediği ama bizim duymaya pekte hevesli olmadığımız konular neler acaba?
Neden korkuyoruz, asıl sorun başaramamaktan korkmak mı, yoksa yeterince istemiyor muyuz hedeflediğimiz şeyleri?.. Neden hazır hissetmiyoruz kendimizi?

Demir Leydi lakabıyla da tanınan İngiliz siyasetçi, Margaret Thatcher;
“ Yolun ortasında durmak tehlikelidir. Ya geri çekilin ya da ileri gidin. Yoksa her iki taraftan da size araba çarpabilir.” diyerek aslında hedeflerimize ilerlemek isterken gösterdiğimiz kararsızlığın vazgeçmekten daha tehlikeli olduğunu ne güzel ifade etmiştir.

Yukarıda okuduklarınız ve çok daha fazlasını Eğitim Akademi “Evet Yapabilirim “ eğitim ve seminerlerinde bulabilirsiniz.

JOHNSON CONTROLS TÜRKİYE; sürekli gelişim, değişim, ve dürüstlüğü ilke edinmiş şirket politikası, çalışanlarına verdiği değer ile adından söz ettiren ,farklılığını her alanda gösteren bir firma… Firmanın genç, dinamik ve yenilikçi çalışan kadrosu Evet Yapabilirim Seminerlerinde eğlenerek öğrenmenin keyfine keyfine varanlardan.

Şirketin sorumlu yöneticisi Füsun Eris pozitif enerjisi ve yenilikçi yöneticilik anlayışı ile ekip arkadaşlarının seminerleri almasında öncülük etti. Kendisi ve yurtdışından gelen üst düzey yöneticileri ise eğitimi İngilizce olarak aldılar.

Sizlerde kendiniz için veya ekip arkadaşlarınızla, çalışanlarınızla birlikte eğitim akademi uzman eğitmenlerinden Gonca Şensözen’in hazırladığı “Evet Yapabilirim Seminerleri” ile tanışmak ve zihninizdeki engelleri keşfederek hedeflerinize ulaşmak istemez misiniz?

“Evet” ise bize ulaşın;

Basın Ve Halkla İlişkiler Müdürü
Özlem Bölükbaşı

ozlem@egitimakademi.com

nefes

NEFES Demek; YAŞAM Demek…!

Nefes yaşam demektir. Nefes almadan yaşamanın imkanı yok elbette

Yaşamaya doğduğu anda soluduğu ilk nefesi ile başlayan insanın son nefesini vermesi ile de yaşamı son buluyor. Kısacası yaşamımız ilk ve son nefesimiz arasında oluşuyor.
NEFES demek YAŞAM demek…!
Günümüz dünyasında hayat telaşı diye nitelendirdiğimiz günlük koşuşturmaların içinde ve kent yaşamının da etkisi ile aldığımız nefesin kalitesini bilemez ve sorgulayamayız.
Nefesin de kalitelisi mi olurmuş? demeyin. Elbette var. Kaliteli ve doğru alınan nefes sağlığımızı, yaşam kalitemizi iyileştirip, mutluluğumuzu arttırıyor hatta ömrümüzü uzatıyor.. Nefes kapasitesinin tamamının kullanılması halinde ömür boyunca genç, sağlıklı ve neşeli kalabilmek mümkündür.

Nasıl mı?;
Yaşamın ve gençliğin ana unsurlarından biri temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde etmenin en kolay yolu da soluduğumuz havada saklıdır. Doğru nefes alarak vücudun tüm organlarının doğru beslenmesini sağlayabiliriz. Böylece kalbimizden, beynimize, cildimizden, gözlerimize kadar tüm organlarımız bir şekilde pozitif etkilenir ve gençleşme sürecimiz başlar.
İnsanların 90% ı nefes alma kapasitelerinin 30% unu kullanıyor.

Nefesimizi ciddiye almıyoruz.. Bedenimizi oluşturan hücrelerin tamamı oksijenle besleniyor. Biz doğru ve yeterli nefes alamayarak, bedenimize ihtiyacımız olan oksijenin tamamını sağlayamıyoruz ne yazık ki…
Doğru nefes alıp verememek, tüm organlarımıza oksijen taşınmasını sağlayan kalbimizi yorar. Kan basıncının yükselmesi, stres, nefes darlığı, korku gibi şikayetlerin yanında birçok hastalığın da oluşumunu hızlandırır.

EĞİTİM AKADEMİ tarafından düzenlenen“Yaşama Sanatı NEFES KURSU”na katılarak, kendinize istekle ayıracağınız zaman sonunda yaşamımıza; sevgi, neşe, huzur, başarı ve mutluluğu davet etmiş olacaksınız.
Program süresince nefesimizin denetimini öğrenecek ve bunun yaşamımızın denetimiyle ne kadar doğrudan bağlantılı olduğunu göreceğiz. Nefesle çalışmanın pek çok farklı ve faydalı yöntemiyle tanışıp onları günlük hayatımızın vazgeçilmez keyifleri haline getireceğiz.

Doğru nefes almayı öğreneceğimiz bu programın katkısı ile;
Dış görünüşümüzden, cilt rengimize kadar gözle görülecek olumlu etkilerin yanı sıra, olumsuz duygu ve düşüncelerle başa çıkabilme yeteneğimiz, kendimize olan güvenimiz artacak, depresyon ve endişelerden kurtulup, enerji ve moralimizi yükseltebiliriz.Uykumuz daha rahat, daha enerjik, mutlu, huzurlu, işimizde, özel hayatımızda daha hevesli,coşkulu olabileceğiz. Yaptığımız işlere çok daha kolay konsantre olduğumuzu fark edecek, böylece iş başarımız, farkındalığımız artacaktır.
Tüm bunların sonucu olarak kazancımız;
 Yüksek Yaşam Kalitesi,
 Sağlık,
 Mutluluk
 Ve Başarı…

Bu nefes tekniği hakkında daha fazla bilgi almak için http://artofliving.eu adresine girip Türk Bayrağına tıklayabilirsiniz.
Eğitim Akademi Haziran Dönemi Yaşama Sanatı NEFES Kurs Programı:
SÜRE: 4 GÜN 13-14-15-16 Haziran 2011
Saat: 19:00 – 22:00
Ücret: 325 TL + KDV
Eğitmen: Gonca Şensözen
Kursun Verileceği Yer:
BÜMED(Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği)
Güney Kampüs Lojman Kapı Yanı
Bebek/İSTANBUL
Bilgi İçin: ozlem@egitimakademi.com
www.egitimakademi.com
Tel: 0 216 641 40 88

mutlumavi_mutlu

Pozitif Düşünce

John Ruskin, ünlü bir İngiliz sanat eleştirmenidir.

Bir gün, Ruskin’in zengin bir arkadaşıyla akşam yemeği randevusu vardır.

Arkadaşı suratı asık bir şekilde gelir.

Anlaşıldığına göre, yemeğe gelirken arkadaşının göğüs cebindeki dolmakalem kırılmış ve kısa bir süre önce hediye olarak aldığı değerli bir mendilin üzerine çıkmayan Hint mürekkebi leke yapmıştı.

Arkadaşı mendili çıkarıp Ruskin’e gösterir. Kumaşın ortasında çok belirgin siyah yuvarlak bir leke vardır.

Adam o kadar üzülmüştür ki, yemeğine çok az dokunabilir ve eve aceleyle dönerken, mendili masanın üstünde unutur.

Ruskin, çıkarken mendili yanına alır.

Birkaç hafta sonra zengin arkadaşının evine bir paket teslim edilir.

Açtığında, kendisini çok şaşırtan ve sevindiren bir şekilde mürekkep lekeli mendilin harika bir sanat eserine döndüğünü görür.

Ruskin, biraz Hint mürekkebi almış ve yuvarlak lekeyi merkez noktası olarak kullanıp, bütün mendili kaplayan nefis bir desen çizmişti.

İnsanlar eğer pozitif düşünürlerse ve yaratıcı davranırlarsa, olumsuzlukları
başarıya dönüştürebilirler.

Ruskin, arkadaşının küçük üzüntü duvarına bir kapı açarak mutluluğunu sağlamıştı.

Hem özverili davranışı ile yaşamlarını zenginleştirmiş, hem de arkadaşının sevgisini kazanmıştı.