Eğitim ve Performans Geliştirme Danışmanı

Eğitim ve Performans Geliştirme Danışmanı

DİKSİYON
Herkes spiker olmayacak tabii ama karşınızdaki insanlarda SEMPATİ / SAYGI / İTİBAR yaratmak için, İKNA EDİCİ olmak için, “SÖZÜ SOHBETİ ARANIR” olmak için, diksiyonun “olmazsa olmaz” yanları vardır.
Diksiyon yazılan her harfin ve kelimenin, konuşurken dilin kurallarına göre kullanılmasıdır. Latince “Dictio”, yani konuşma sözcüğünden gelen bir kelimedir ve “ses “ile “söz” arasındaki uyumun niteliğini belirtir.
Dilimizdeki doğru diksiyon/ güzel konuşma kurallarında “yumuşak g” ve “h” harflerinin özel önemi vardır.
En önemli diksiyon hataları “e” ve “a” harfinin normalden açık ya da kapalı olarak yanlış kullanımıdır.
Özellikle bu temel harflerin yanlış kullanımı kişinin imajını da bozar.
E harfi için genel alıştırma: GECE PENCEREDEKİ TEKİR KEDİ KENDİ TENCERESİNDEKİ ETİ YEDİ
A harfi için genel alıştırma: HERKES BİR ALADANA ALDI ALA DANALANDI DA BEN BİR ALA DANA ALIP ALADANALANAMADIM
En fazla karşılaşılan diksiyon hatası ise kelimeleri “yazıldığı gibi okumak” eğilimidir.
Oysa Türkçe yazıldığı gibi okunan bir değil, “yazıldığına en yakın” okunan dillerden biridir.
Örneğin: “Değil” yazılır ama güzel Türkçe kurallarına göre “diil” okunur.
“Yapacak” yazar ama “yapıcak” şeklinde okunur.
Diksiyon konusunda ülkemizde iki ayrı ekol vardır:
Lügat – ı Fasih
Galat- ı Meşhur
FONETİK:
Alfabe sistemi her sesi göstermeye yeterli olmadığı için, bu kavram “konuşma dilindeki” seslerin bütün inceliklerini, dilin “melodisini” kapsar. Her dilin kendine özgü bir “şiiri”, hatta “şarkısı” vardır ve bu nedenle çok iyi öğrenilmiş olsa bile başka bir dilin fonetik etkisiyle konuşulan yabancı dile “aksanlı” denir. “Arap aksanıyla İngilizce konuşuyor” gibi.
Örneğin: Türk dilinin melodisinde gırtlak harfleri yoktur.

ARTİKÜLASYON:
Her harfin, hecenin ve kelimenin ağızdan anlaşılır olarak ve “temiz” çıkmasını tanımlar.
Sık karşılaşılan artikülasyon hatası “yuvarlama” halidir ve bu “ağız tembelliğinden” oluşur. Yani konuşmayı oluşturan dil, dudak, çene kası, küçük dil gibi organların birinin ya da hepsinin tembelliği söz konusudur.
Ancak çalışmayla yüzde yüz düzelir.
( Buna karşılık “köşeli” denilen biçimde, harflere, hecelere ve kelimelere gereğinden fazla bastırarak konuşmak da bir artikülasyon hatasıdır. )
ÖRNEK ARTİKÜLASYON ÇALIŞMASI:
BİR – BER – BAR – BOR – BUR – BÖR – BÜR – BIR
VURGULAMA:
Her dilin kendine özgü bir vurgulama kuralı vardır ve bu kural konuşmanın “şarkısını” oluşturan kavramlardan biridir.
Kelime vurgusu, sesimizin hafifçe yükseldiği hece, kelime ya da “ifade” dir.
Türkçe’de kelime vurguları “istisnalar” hariç son hecededir.
Cümle vurgusu ise konuşmanın “içeriğini” belirler ve anlamını bile değiştirebilir. Karşı tarafın kafasında neyin kalmasını istiyorsak, hangi mesajı vermek istiyorsak o kelimenin veya ifadenin vurgulanması gerekir.
Örneğin:
“Siz BİZE lazımsınız” derken “bize” kelimesine vurgu yapılırsa anlam farklıdır.
“Siz bize LAZIMSINIZ” derken “lazımsınız” kelimesine vurgu yapılırsa anlam farklıdır.
“SİZ bize lazımsınız” derken, “siz” kelimesine vurgu yapılırsa anlam farklıdır.
TONLAMA:
Duygusal, öfkeli, ikna edici, caydırıcı gibi değişik ruh hallerindeki konuşmalarda sarf ettiğimiz sözcüklerin anlamına bağlı olarak sesimiz, incelir, kalınlaşır, yükselir ya da düşer.
Tonlama bu farklı ses kullanımına verilen addır.
Bir spikerin şiir, haber veya şov programlarında farklı seslerle tonlamalar kullanması gibi, gündelik hayatımız içinde de “duygu aktarımı” için değişik tonlamalar yapmamız ve bu tonlamaların bilincinde olmamız gerekir. Çünkü yanlış tonlamalar, yanlış anlaşılmalara yol açar.
Örneğin: Gülümseyerek yapılan bir konuşmada sert bir tonlama kullanılırsa, karşınızdaki kişinin sizi alay ediyorsunuz gibi algılaması mümkündür
Vurgulama ve tonlama yapmadan “monotoni” halinde konuşmak, iletişimdeki iktidarı, “egemenliği” yok eder. Çünkü karşı taraf sizin istediğinizi değil kendi istediğini anlar.
KONUŞMA TEMPOSU:
Çok hızlı veya çok yavaş konuşan insanların kendi üzerimizdeki etkisini düşünürsek, konuşma temposunun önemi kendiliğinden ortada demektir.
Etkili konuşma için dinamik konuşma gereklidir ama içinde belli yerlerde “durak” vererek, bazen yavaşlayıp bazen hızlanarak ve önemsetmek istediğimiz sözcükleri bastırıp tekrarlayarak daha etkili olunabilir.
SES TEKNİĞİ:
İnsanın “ses rengi” denilen kavram, sesin karakteridir ve tanrı vergisidir.
Buna karşılık “kafa sesi”, “maske sesi”, “gırtlak sesi”, “göğüs sesi” ve “ünlenme sesi” veya “mutfak sesi” gibi tanımladığımız biçimlerde, insanlar seslerini farklı alışkanlıklarla kullanırlar.
Ancak belli teknik egzersizlerle sesimizi doğru ve “bilinçli” kullanmayı öğrenerek, aynı sesi daha güzel, daha etkili ve daha ikna edici biçimde kullanabiliriz.
Sesi yanlış kullanmak da yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
Doğru sesi öğrenmek çalışmayla yüzde yüz mümkündür.
NEFES TEKNİĞİ:
Doğru nefes “diyaframdan” alınan nefestir.
Bu sadece “tıkanmadan” ve rahat konuşmak için değil, stres gidermede ve çekingenlikleri yenmede de etkilidir.
Yine belli egzersizlerle doğru nefes almak kolayca öğrenilebilir.
Sonrasındaysa bu öğrenim, tıpkı yüzmek veya bisiklete binmek gibi unutulmadığından, her defasında özel çaba gerektirmeden “kendiliğinden” doğru nefes alarak konuşma yapılabilir.
Diyafram nefesi de, basit bir çalışmayla yüzde yüz öğrenilir
TEKERLEMELER:
Tekerlemeler yalnızca artikülasyonu geliştirip hiç “teklemeden” okumak için değil, güzel konuşmada sorun olan bazı harflerin düzeltilmesi için kullanılır.
“K” ÇALIŞMASI:
ŞU KARŞIDA BİR DAL, DAL SARKAR KARTAL KALKAR, KARTAL KALKAR DAL SARKAR, DAL SARKAR KANTAR TARTAR
“S” VE “Ş” ÇALIŞMASI:
ŞU KÖŞE YAZ KÖŞESİ, ŞU KÖŞE KIŞ KÖŞESİ, ORTADA SU ŞİŞESİ
SADECE “S” ÇALIŞMASI:
BU YOĞURDU SARIMSAKLASAKTA MI SAKLASAK, SARIMSAKLAMASAK TA MI SAKLASAK.
“P” ÇALIŞMASI:
PİRELİ PEYNİRİ PERHİZLİ PİRELER TEPELERSE, PERHİZLİ PİRELER PİRELİ PEYNİRLERİ PIR PIR PERVAZ EDERLER
“R” ÇALIŞMASI:
RİZELİ REMZİNİN RAKETİ REYHANLI REZZANIN RANZASINDA KALMIŞ