Dinlemek sizce nedir? Karşınızdaki konuşuğu sırada beklerken yaptığınız şey mi ?

Dinleme sessiz kalmak ve duymaktan çok öte bir şeydir. Dinleme konusunda uzman Dr. Lyman K Steil dinlemenin dört aşamadan olan bir süreç olduğunu söylüyor. Dinlerken bizler, önce mesajı duyarız, yorumlarız, değerlendiririz ve cevap veririz.

Araştırmalar gösteriyor ki, birçoğumuz söylenenlerin yaklaşık olarak yüzde 50′sini anlıyor, değerlendiriyor ve aklında tutuyor. İki gün sonra ise bunların sadece yarısını hatırlıyoruz. Yani sonuç olarak söylenenlerin sadece yüzde 25′ini idrak edip akılda tutuyoruz.

İş yaşamında verimli dinlememe hem maddi hem manevi zararlara yol açabiliyor.

Yanlış dinleme yüzünden kaybedilen zamanı ve tekrar yapılan işleri düşünün. İlişkide olduğumuz insanları verimli bir şekilde dinlememe ya da dinlemeyen insanlarla ilişkide olma, kişisel yaşamımızda da zararını görebileceğimiz bir durum. Hepimizin fikirlerimizi, ideallerimizi ve duygularımızı paylaşacak insanlara ihtiyacı vardır. Aksi taktirde yalnız ve izole edilmiş olduğumuzu hissetmeye başlarız.

Eğer karşımızdakini dinleme bu kadar önemliyse neden daha iyi dinleyiciler olamıyoruz ?

Dinleme zorluğu çekmenin altında yatan neden aslında fizyolojik. Dakikada 400-600 kelime dinleme kapasitesine sahipken konuşma kapasitemiz yaklaşık 125 kelime. Bu da bize karşımızdaki kişi konuşurken başka şeyler düşünme fırsatı veriyor.

İyi bir dinleyici olmamamızın en önemli nedenlerinden biri de yetersiz eğitim. Okullarda çocuklara okuma, yazma ve konuşma öğretiyoruz. Yetişkinler hızlı okuma, topluluk önünde konuşma gibi kurslara katılıyorlar. İletişimi artırmak için yaptığımız bunca çabanın yanında, iletişimin en önemli unsurlarından biri olan dinlemeyi nedense unutuyoruz.
Unutmayın ki, dinleme, önemli bir iletişim aracıdır. Hiçbirimiz mükemmel bir dinleyici olamasak da, dinleme yeteneğimizi olabildiğince geliştirebiliriz.

İletişim sırasında dinlerken, karşımızdaki kişiye veya gruba onu dinlediğimizi göstermeli, dinlediğimizi belli etmeliyiz. Kişi dinlenmiyor, dikkate alınmıyor hissine kapılmamalı.

Etkin Dinleme, karşıya onlar için neyin önemli olduğunu ve niçin önemli olduğunu gösterebildiğimiz dinleme biçimidir.

Bunu göstermenin en kolay yolu anlatılanları özetlemektir, örneğin;

“Sizi doğru anlayıp anlamadığımı kontrol etmek için izin verin tekrarlayayım. Sizin için önemli olan konu X, böylece Y’yi elde edecek ve Z’nin olmasını engellemiş olacaksınız. Doğru mu?”

Geriye doğru dinlemede, karşımızdaki kişi/lerin kullandığı anahtar sözcükleri kullanmalıyız. Eğer, kendi yorumunuzla tekrarlarsanız size anlatılanları, karşımızdakinin bakış açısına göre, anlam farklılaşmış olarak algılanabilinir.

Tanrı bize organ olarak 2 kulak, bir ağız verdiğine göre, bizde karşı tarafı dinlerken organlarımızı bu orantıda kullanbaliriz ne dersiniz ?