Kişisel Gelişim Eğitimi – Eğitim ve Koçluk Hizmetleri – Kurumsal Eğitimler
Posts tagged koc
Yaşamının Koçu Oldu
May 26th
Sayın Serap Gökmen Hocam Merhaba, 10.05.2010
İlk kez sizinle 2007 yılında İTKİB‘de düzenlenen eğitimler aracılığı ile tanışmıştım. Yaşamınızın Koçu Olun eğitiminden önce, yaşım yolun yarısı ama hedeflerim sadece hayaldi. Yaşam Koçluğu eğitiminde ki Hedef Belirleme ile ilgili derslerinizde kendimle ilgili gelecekte istediğim 2 hedefimi belirledim ve gerçekleştirmek için uygulamaya geçtim.
İlk önce lise yıllarımdan beri istediğim bir hedefi gerçekleştirme planımı hazırladım.Dil bilmiyordum ama Hindistan’ı görmek ,Taç Mahal’ i gezmek istiyordum.Bu hayalim için gerekli olan en önemli şey dil öğrenmekti.Bende özel bir öğretmenden 4 ay ders alarak tek başıma Hindistan’ a gittim. Her şey hayalimdekinden daha da güzeldi. Resimlerde gördüğünüz gibi Taç Mahal i gezmek,Tapınakları keşfetmek,File binmek,yöresel yemekleri tadmak orada yaptıklarımdan sadece bazıları…Dönüşte Havaalanında tek başıma etrafıma bakınırken kendimi başarmanın verdiği keyifle inanılmaz mutlu ve güçlü hissettim.İşte o an kendime şunu fısıldadım.’’Reyhan;eğer istersen başaramayacağın hiçbir şey yok’’ dedim.
İkinci hedefim kendi işimi kurmaktı. Yine hemen 2007 yılında Kendi işimi kurmakla ilgili hedeflerimi belirleyip,planlarımı yaptım. İstanbul Makine Kimya Ozon Sistemleri firmasını kurdum. Çalıştığım sektörde bir bayanın başarılı olamayacağı görüşlerine inat ben; her gün yeni bir ürün,yeni bir müşteri ve daha çok satış için belirlediğim hedeflere sırayla yükseliyorum.Sizden öğrendiklerimi uygulamak artık hayatımda içselleşti.
İş ve özel hayatımdaki başarıma gerçek bir katkınız oldu.
Umarım benim gibi başlayıp başlamamak konusunda kararsız ve ne zaman nasıl,ne şekilde başlasam diye düşünenlerin yolu Serap Gökmen ile kesişir…ve herkes hedeflerine ulaşır.Bana verdiğiniz enerji ve cesaret için sonsuz teşekkürler.
Reyhan Gök
İstanbul Makine Kimya
Ne İstediğinizi Söylemek
Mar 14th
Çevremde şu sıralar en çok duyduğum şikayetler ; ‘’İşimden memnun değilim ‘’, Eşimden memnun değilim ‘’, ‘’Spor yapamıyorum ‘’, Sağlıklı beslenemiyorum ‘’, İstanbul’da yaşamak istemiyorum’’ gibi olumsuz söylemler.
Siz de genelde ne istediğinizdense ne istemediğinizi mi söylüyorsunuz ?
Ne istemediğinizi söylediğinizi farkettiğiniz anda ; durun ve kendinize sorun : Bunun yerine ne istiyorum ? Bunun yerine ne olmasını tercih ediyorum ? Ne olursa mutlu olurum ? Ne olmasını istiyorum?
Ne istemediğinize değil, ne istediğinize odaklanın. Ve ne istediğinizi söyleyin.
Hayattaki en önemli becerinin insanın ne istediğini bilmesi ve bunu olumlu olarak ifade etmesi olduğunu düşünüyorum. Olumsuz söylemler bizi sonuca götürmüyor hatta ruh halimizi daha da olumsuz yapıyor.
Şu anda neler oluyor ? Ve bizim gitmek istediğimiz sonuç nedir ? Önce olumlu olarak nereye varmak istediğimizi söylemeli ve bunu hedef haline getirmeliyiz.
Hedefimize gidebilmek için aksiyon planı çıkarmamız gerekiyor, şu an ki durumdan hedefe doğru olan yolculuğumuzda duyusal keskinliğimizi kullanarak doğru yolda olup olmadığımızı farketmek bir başka beceri.
Biz Koçların ilk sorusu şöyle olur : Hedefe olan yolculukta ilerlerken yaptıklarımız ve düşündüklerimiz işe yarıyor mu ? Ne görüyoruz, ne hissediyoruz, ne işitiyoruz, ne seziyoruz ?
Şayet yaptıklarımız işe yaramıyorsa hemen yarı yolda vazmı geçeceğiz? Yoksa Esneklik becerisini kullanarak belki dalmayı öğrenip suyun altından mı gideceğiz veya uçmayı öğrenip uçarak mı giderek varmak istediğimiz yere ulaşacağız? Belki de daha fazla zaman kaybetmeden kendimize KOÇLUK yaparak farklı bir hedef mi belirleyeceğiz.
Serap Gökmen
Koçluk ile gelen başarı
Mar 1st
Koçluk, insanların içindeki potansiyelin, anlamlı ve önemli amaçlara ulaşmak için ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktır diye tanımlıyor Uluslararası Koçluk Federasyonu.
Koçluğun özü yaratıcı olmak ve çözüm seçeneklerini artırmaktır. Davranış değişikliği insanın başkaları üzerinde yarattığı etkiyi anlamasından geçer. Davranış değişikliği sağlamak kolay bir süreç değildir. Çünkü değişim, kararlılık ve dayanıklılık gerektirir.
Bu nedenle değişim birkaç günde veya birkaç haftada gerçekleşmez. Değişmek inanç gerektirir. Küçük değişiklikler ancak zamanla farkedilir duruma gelir.
Hiçbir aksaklık kendi kendine düzelmez, yolunda gitmeyen hiçbir iş kendi kendine yoluna girmez. Koçluk bu nedenle çağdaş kişiliğin çekirdek becerisi olarak kabul edilmektedir: “Kendisini ve başkalarını geliştirmek” . Koçluk sürecinin gerçek anlamda uygulanması, bir kurumda iş sonuçlarını iki katına varacak ölçüde geliştirme potansiyeli taşır.
Koçluk doğru kararlar alabilmek kısacası doğru hedef belirleme sanatıdır. Yaşamımız aldığımız kararlarla şekillenir. Sağlıklı kararlar alabildiğimiz sürece kendi hayatımızın sorumluluğunu elimizde tutabiliriz. Bazı kararlar önemlidir, bazıları önemsiz. Bazı kararlarımızı kendimiz alabiliriz, bazılarını ise sosyal baskılar şekillendirir .
Karar verme bir beceridir. Bisiklete binmek, yeni bir dil öğrenmek, ayakkabı bağlamak gibi bir beceri. Ve tıpkı onları öğrendiğimiz gibi karar verme becerisi de öğrenilebilir.
Yapılan araştırmalar başarılı kararlar verenlerin tüm bilgileri ve gerçekleri topladıklarını, karar verme güçlüğü çekenlerin ise karar verme anında sürekli bir sorundan diğerine atladıklarını göstermektedir.
Tüm başarılı karar verme yöntemleri genellikle aynı süreci izler :
1. Sorunu ve hedefleri net bir şekilde belirlemek.
2. Mümkün olduğunca çok çözüm alternatifi üretmek.
3. Her alternatifin olası sonuçlarıyla ilgili mümkün olduğunca çok bilgi toplamak.
4. Her alternatifin olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirdikten sonra en uygun olanını seçmek.
Karar verme süreci
Sorunu Tanımlamak:
Eski bir deyiş şöyle der: “Sorunun ne olduğu biliyorsanız yarı yarıya çözülmüş demektir.” Sorunu tam olarak belirlemek karar vermenin en önemli adımlarındandır. Bazen semptomları yani belirtileri problem olarak görebiliriz. Mesela ders çalışamamak bir problem olarak görünebilir ama bazen temelde daha farklı sorunlar olabilir: net bir amacınızın olmaması ya da kişisel bir sorununuzun olması gibi.
Sorunun ne olduğunu tam olarak belirleyebilmek için kendinize şu soruları sorabilirsiniz :
Bir sorun olduğunu size düşündürten nedir?
Ne oluyor?
Ne zaman oluyor?
Nasıl oluyor?
Neden oluyor?
Kiminle oluyor? (Hemen “bu soruna kim neden oluyor?” dememeliyiz. Gergin ve kaygılı olduğumuzda başkalarını suçlamaya eğilimli olabiliriz. Bunu fark edip kendimizi kişilerden çok duruma odaklamalıyız).
Sorunun ne olduğunu netleştirmek için önce kendinizi konuyla ilgili uzman haline getirebilirsiniz. Probleminizle ilgili bilgi toplarken bilgi alabileceğiniz bütün kaynakları harekete geçirin. Benzer durumları yaşamış kişilerle konuşun. Bazen duruma dışardan bir bakış görmediğiniz pek çok ayrıntıyı görmenize yardımcı olabilir.
Hedeflerinizi ve değerlerinizi belirlemek:
Kendinizi daha iyi tanımanız, değerlerinizi, ve hayat felsefenizi belirlemeniz karar verme sürecinizi oldukça kolaylaştıracaktır.
Hayatınızda nelere öncelik ve değer veriyorsunuz ?
Sosyal hayat, kariyer, aile, para, sağlık, güç, güzellik, din, eğitim, sosyal adalet…. Bu sorunun cevabına “hepsini istiyorum” demek kolaydır ama hepsini elde etmek çoğu zaman mümkün olmayabilir. Büyük bir şirkette genel müdür olarak çalışıp, ailenizle zaman geçirip, akşamları spor yapıp, aynı zamanda da yeni yerleri görmek için sık sık seyahat etmeniz çok gerçekçi ve mümkün olmayabilir.
Hedeflerinizi bilmek ulaşacağınız adresi belirlemek gibidir. Yan yollara girip zaman kaybetmenize engel olur. Karar vereceğiniz ya da seçim yapacağınız ihtimalleri değerlendirirken hedefinize uzak ya da hedefinize uygun olarak kısa sürede bu bu ayırımı yapabilirsiniz.
Bunu yaparken de hedeflerinizin somut, gerçekçi ve değerlerinize uygun olması önemlidir. Örneğin mutlu olmak oldukça soyut bir hedeftir. Sizi nelerin mutlu edeceğini somutlaştırmak hedefinize ulaşmanızda yardımcı olacaktır.
Çözüm alternatifleri üretmek:
“Gerçekçi değil, aptalca,” vs demeden mümkün olduğunca çok çözüm alternatifi üretmeye çalışın. Bunun için beyin fırtınası yapabilirsiniz. Aklınıza gelen alternatifleri, etrafınızdakilerin de önerilerini alarak yazın. Bunu yaparken “ya …, ya da… “ şeklindeki düşüncelerden uzak durmaya çalışın. Örneğin “Ya çocuk doğururum, ya da kariyerime devam ederim.” Çocuk yaptıktan sonra, işinize bir süre ara verdikten sonra geri dönmek ya da yarı-zamanlı bir işe geçmek mümkün olabilir . Sonuç olarak birini seçmek adına öbür isteğinizden tamamen fedakarlık etmeniz gerekmeyebilir.
Kendi yaşamınızın koçu olarak, kendinize koçluk yaparak hedeflerinize ulaşabilirsiniz.

