Kişisel Gelişim Eğitimi – Eğitim ve Koçluk Hizmetleri – Kurumsal Eğitimler
Posts tagged Liderlik
Kumdan Kale Yapan Yöneticiler
Ağu 23rd
(Serap Gökmen’in Tatil Anılarından…)
Plajda kumdan kale yapmak oldukça zevklidir. Pek çoğumuz çocukken kumsala gittiğinde ailesi veya arkadaşları ile kumdan kale yapmışlardır. Kızım da ne zaman kumsala gitsek hemen kovasını küreğini alır ve kumdan kale yapmak ister. Geçen gün, çocuklara kumdan kale yapma yarışmasını duyurdum, herkes çok heyecanlandı ve 3 er 4 er kişilik takımlara ayrıldılar. Yarışmanın 3 gün süreceğini ve 3 turda tamamlanacağını söyledim.
İlk gün kuralları açıkladım ; yapılacak kalenin birbirine bağlı 4 kulesi, denize bakan bir ana girişi ve dört tarafında da su dolu hendekler olmalı, duvarların yüksekliği de bir kova boyunu mutlaka geçmeli.
Yalnızca 4 dakikaları kaldığını söylediğimde, kızım Deniz’in oldukça gergin, ve ekibinin yaptığı kalenin tam bir felaket olduğunu gözlemledim. Kalelerinin sadece 3 kulesi vardı ve birbirlerinden o kadar uzaktalardı ki, kalan süre kulelerini bağlamaya asla yetmeyecekti ayrıca kalenin duvarları çok alçaktı.
Kızım, yan takımlara baktı, soldakiler bitirmiş bile, hatta kulelerini süslüyorlar. Sağdakiler ise, ikiye ayrılmış, yarısı kumları düzeltiyor, yarısı da hendeklere su taşıyor…Çok şaşırıyor. Onlar öndeydi, ben başla der demez başlamışlardı, halbuki diğerleri, en az 5 dakika aralarında konuşmuşlar ve görev dağılımı yapmışlardı.
Kızımın seyrettiği iki takım da hemen işe koyulmamıştı, çünkü önce kimin ne iş yapacağını aralarında konuşmuşlar ve planlama yapmışlardı.
Ertesi gün, kumdan kale yapma yarışması 2. Tur ile devam ediyor. Bizimkinin takımı bu kez ikinci tura kaldı. Bu kez her şeyi kızım yönetiyor. Görev dağılımı yapıyor ve herkes işe koyuluyor. Ve ertesi günkü yarı finale kalıyorlar.
Deniz ekibinin ilk günkü başarısızlığının üstesinden gelip yarı finale çıkılmasını sağladı. O halde onun artık iyi bir lider olduğunu düşünebiliriz.
Peki bu, ne zaman bir şey yapmak için bir grup oluştursak, mutlaka birinin grubu yönetmesi ve lider olması gerektiği anlamına mı geliyor?
Ve derken finale kaldılar.Final günü, yarışın başlamasına 15 dakika var… Deniz panik içindeydi çünkü takım arkadaşları ortada yoklar.
Onları ararken birden ekibini, denize girerken görüyor ve bağırıyor ;
-Vakit geldi, acele edin.”
Arkadaşları bağırarak karşılık veriyor;
-Biz gelmiyoruz, artık yarışa devam etmek istemiyoruz, yüzmek istiyoruz, bot bize kaldı.”
Deniz;
-Siz kafayı mı yediniz ? diye bağırıyor, finale kaldık, planlı çalışırsak kazanma şansımız çok yüksek.”
Arkadaşları cevap veriyor;
- Biz ne dünkü ne de geçen günkü gibi yarışmak istiyoruz, çünkü çok can sıkıcıydı. Biz bota binmek istiyoruz.
Deniz’in kafası iyice karıştı. Lider olmayınca yeniliyoruz. Lider olunca tamam kazanıyoruz ama bu kez de kimse keyif almıyor, devam etmek istemiyor. Ekibin motive olması gerekiyor.
Kazanmak için Deniz’in bulduğu yöntem normal. İnsanların çoğu, her şeye karar veren, planlayan bir yönetici olması gerektiğini düşünür. Böylesi kolaydır. Ama sonra insanlar bu yöneticilere katlanamadıklarını , sanki emir altında çalıştıklarını hissederler.Kendilerini mutsuz eden yöneticilerle çalışanlar, ya hastalanır, ya boşa gün geçirir ya da başka iş ararlar.
Çünkü tıpkı Deniz gibi biz de, önemli olan tek şeyin başarı olmadığını çoğunlukla unuturuz.
İş hayatı, bir kumdan kale yapma yarışmasına benzemez.
Kimse bu konuda ne yapmak gerektiğini bilmez. Deniz düşünüyor; gelecek sefer ne yapmalı ? Belki bu kez bir kaç yönetici seçmeli, biri kalenin içi için, biri dışı için, biri su taşımak için. Önceden toplanılıp iş paylaşımı yapılırsa, tek bir yöneticiye gerek kalmaz. Belki en iyisi her gün birisinin yönetici olması. Belki yarışmanın yarısında biri diğer yarısında başka biri yönetici olsa. Belki bunların hiç biri işe yaramayacak. Belki de bunların hepsi denenmeli.
Deniz er ya da geç işin içinden çıkacak. Ekibiyle birlikte denemeler yapacaklar, sonra yeniden deneyecek ve yine yanılacaklar; işleyen bir sistem bulana dek bu böyle sürecek. Bir gün ekiplerine yeni insanlar katılırsa, sistem üzerinde düşünmek gerekecek, çünkü onlar için iyi olan sistemler yeniler için de iyi olmak zorunda değil.
Demek ki, yeni duruma uyum sağlayıp, yeni çözümler üretmek gerekecek.
Kendimin Şefi
Eğer yönetmeyi seviyorsak, eğer yönetici olmak istiyorsak, her zaman yönetebileceğimiz biri vardır: Kendimiz.
Belki de hayattaki en ilginç şey, kendi kendimizin şefi olmaktır!
Hem, kendimizin şefi bile olmayı başaramıyorsak, nasıl başkaları için iyi bir lider olabiliriz ki ?
Yakından bakarsak, her insanın içinde; bir tembelle bir çalışkan, bir öfkeliyle bir sakin, bir korkakla bir cesur, bir düzenliyle bir dağınık, bir istekliyle bir isteksiz, bir yapması gerekeni bilenle bir onu yapmayı rededen, bir analiz edip düşünenle bir anında karar veren, bir gösteriş meraklısıyla bir alçakagönüllü bulunmaktadır.
Kısacası içimizde bir kargaşa vardır ve karar almamız gerektiğinde, çoğu zaman bütün bunlar arasında bir kavga başlar.
İçimizde, bizi farklı yönlere çekmeye çalışan bir sürü şef vardır.
Birimiz, acı içinde kıvranır, çünkü tam 5 paket çikolata yemiştir, oysa bunun ona zararlı olduğunu bilir.
Birimiz çok mutsuzdur, çünkü en yakın arkadaşına öfkesini tutamayarak bağırmıştır.
Birimiz, vicdan azabı çeker, çünkü işten kaytarıp patronuna yalan söylemiştir.
Birimiz pişmandır, çünkü üniversiteye gitmemiştir.
Birimiz kaza geçirir çünkü hava atmak için çok hızlı araba kullandı.
Bu gibi örnekler çoğaltılabilinir, bunlar aslında bizlerin yapmayı düşünmediğimiz, yapmayı istemediğimiz şeyler, ama bizleri yapmaya itiyor, sanki içimizdeki bir şey bizden daha güçlüymüş gibi !
İçimizdeki şef, nasıl gücümüzü olumlu olarak kullanmaya yönlendirecek?
Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz ? En güçlü yönleriniz nedir ? Gücünüzün farkında mısınız ? Yapmak istediğiniz nedir? Durumlar karşısında verdiğiniz tepkilerin farkında mısınız ? Duygularınızı tanıyor musunuz ?
Serap Gökmen
Eğitim Akademi
Profesyonel Koç- Eğitmen
Liderlik ve Yöneticilik
Tem 20th
Bu hafta düzenlediğimiz Yöneticilik eğitiminde bir katılımcımızın sorusu şöyleydi :
” Lider ve Yönetici arasındaki fark nedir ? ”
Yönetici Tanımı :
Ortak amaçlar için tanımlanmış işlerin, başkaları tarafından en etkin biçimde yapılmasını sağlayan, takip eden ve kontrol eden kişidir.
Bu görevini yerine getirebilmek için gerekirse sıkı disiplin uygular.
Lider Tanımı :
Ortak amaçlara yönelik tanımlanmış işlerle sınırlı kalmaz. Başkalarının daha etkin çalışması için uygun ortam yaratır, vizyon belirler, esin kaynağı olur, motive eder.
Yönetici kurallara bağlıdır. Lider ise güçlü iradeye.
Yönetici korkutur. Lider coşturur.
Yönetici bireyin hatalarına yoğunlaşır. Lider sistemin hatalarına yoğunlaşır.
Yönetici neyin nasıl yapılacağını bilir. Lider öğretir.
Yönetici “yapın” der. Lider “yapalım” der.
Yönetici yönetir. Lider yönlendirir.
Yönetici misyonla ilgilidir. Lider vizyonla ilgilidir.
Lider, işleri doğru yapmaktan ziyade doğru işleri yapar.
Lider, problem çözmek yerine,yaratıcı alternatifler üretir.
Bizim düşüncemize göre her yönetici bir lider olmalıdır.
Serap Gökmen
Eğitim Akademi
Yeni Kuşağın Örnek Lideri CAN İKİNCİ
Haz 27th
Türkiye Starbucks’ın CEO’su Can İkinci , henüz 34 yaşında. 4 yıldır Türkiye Starbucks Genel Müdürlük görevini başarıyla sürdürüyor. Starbucks’ın Türkiye’ye ilk gelişi bundan sadece 7 yıl önce.
Şu anda Türkiye genelinde 136 tane Starbucks mağazası var ve 1100 kişi çalışıyor. Starbucks’ın Dünya’da ise 18.000 mağazası var.
Starbucks Türkiye’de Shaya A.Ş. tarafından temsil edilmektedir. Starbucks’ın yanı sıra, Shaya tarafından, Türkiye’de temsil edilen diğer markalar ; Topshop, Evans, Dorothy Perkins, The Body Shop, Claire’s, Debenhams, Miss Selfridge, Topman, Le Pain Quotidien, Next . Starbucks tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bayilik sistemiyle çalışmamaktadır. Tüm mağazalar Shaya merkez yönetimi tarafından açılmakta, işletilmekte ve denetlenmektedir.
Can İkinci, Boğaziçi Üniversitesi Makine bölümünden mezun olduktan sonra Amerika’da Endüstri Mühendisliği konusunda Master yapıyor. Can İkinci, Mc Kinsey isimli danışmanlık şirketinde finans, pazarlama, strateji konularında önce Amerika’da sonra Avrupa’da danışman olarak çalışıyor. Londra’da danışmanlık yaptığı sırada Shaya Grubun Başkanı Muhammed El Shaya ile tanışıyor. 6 ay süren görüşmelerden sonra Can İkinci’ye Türkiye Genel Müdürlüğü teklif ediliyor.
Can İkinci’nin iletişim becerileri çok güçlü. İkinci, beden dilini ve ses tonunu oldukça etkin kullanıyor. İkinci, güleryüzlü ve gerek ekibine gerekse tüm çevresine ışık saçıyor. Ses tonu dinleyicisini etkileyen bir tarzda, vurgu ve tonlamayı oldukça iyi kullanıyor. Bir Liderde aranan en önemli özellik olan etkileme ve ikna kabiliyeti yüksek. Hastanede Doktorlar bir hastanın elektrosunu çekerken şayet hasta kaybedilirse Doktorlar hasta X oldu derler, günümüzde pek çok üst düzey kişi konuşurken dinleyicileri X oluyor. Can İkinci’yi konuşurken izlerken ise pür dikkat kesiliyorsunuz. İkinci ile birlikte iken enerjisi size geçiyor, sizde hemen harekete geçmek istiyorsunuz.
30 yaşında Genel Müdür olan Can İkinci’nin elbette pek çok sorumluluğu var, tüm görevlerinin ötesinde bizim yetkinlik dışı Liderlik diye tanımladığımız Liderlik özelliklerini sergiliyor Ne mi yapıyor ? Kullanılan kağıt bardaklar eskiden yurtdışından gelirmiş, İkinci neden Türkiye’de üretilmesin diyor ve kendi çabaları sonucu daha ekonomik olarak kağıt bardakları buradan alıyor,yakında diğer ülkelerinde bizden almaları yolunda çalışıyor. Aslında bir Türk şirketi olan Strabucks hem istihdam sağlıyor hem her gün tonlarca aldığı malzemeler ile ekonomiye katkıda bulunuyor. Türk Kahvesinin de bulunduğu Starbucks’ta, İkinci, Türk Kahvesi’nin yurtdışı mağazalarda satılmasını hedefliyor.
Can Bey Starbucks mağazaları ile sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor. Her Starbucks mağazası kendi bölgesinde bir Devlet İlkokulu’na gönüllü misafirleri ile ( onlar müşteri demiyor MİSAFİR diyor ) beraber Kardeş Okul projesi kapsamında destek oluyorlar. İlkokulu ziyaret ediyorlar, ihtiyaç tesbiti yapıyorlar ve ihtiyaçları karşılıyorlar. Bunun yanısıra her sene yılbaşı döneminde mağazalarımızda kitap ve oyuncak toplayarak, bunları gönüllü çalışanlarımız vesilesi ile Kardeş Okullarımıza dağıtıyoruz. Huzur evlerine gidiyorlar. Tohum Otizm Vakfı ile işbirliği yapıyorlar. Her mağaza pek çok farklı sosyal sorumluluk projesinde yer alıyor.
Can İkinci, yaptığı işi inanarak yapanlardan, eğitime büyük önem veriyor, Starbucks’ta işe başlayan herkes ilk 1 ay eğitim alıyor. Tüm çalışanlara PARTNER ( İş ortağı ) deniliyor.
Siyah önlüklü gördüğünüz elemanlar Kahve Uzmanı. Kahve Uzmanı olmak isteyen herkes uzmanlık sınavına girerek uzman olabiliyor bunun için istemek ve çalışmak gerekiyor.
Starbucks rakipler konusunda ne düşünüyor diye sorduğumuzda İkinci diyor ki, eviniz bile bizim rakibimizdir. Starbucks eviniz, işinizden sonra 3. ADRESİNİZ’dir. Starbuckslarda internet misafirlere ücretsiz, diz üstü bilgisayarınızı alıp Starbucks’a gelip bir kahve alarak isterseniz tüm gününüzü geçirebilirsiniz. Can Bey bugüne kadar, sadece toplantı yapanlar değil, kimi zaman İlkokul kimi zaman da Ortaokul öğretmenlerinin öğrencilerini alarak Starbucks’ta ders yaptığını görmüş.
Arzu ederseniz size en yakın Starbucksa gidip, istediğiniz bir gün için size özel kahve semineri vermelerini isteyebilirsiniz. Ücretsiz olan bu kahve sohbetleri seminerinde size kahvenin ağaçta başlayan ve bardağınıza ulaşana dek tüm hikayesini dinleyebilirsiniz. Kahvenizi höpürdete höpürtede içerek kahve tadımı seminerini siz talep edin yeter.
İzmirli hemşerim olduğunu öğrendiğim Can İkinci, mükemmel eğitimi, cana yakınlığı, karizması, zekası, hedeflerini belirlemesi, ekibine değer vererek biz 1100 kişilik bir takımız diyerek, takım ruhunu ve motivasyonu sağlaması, sosyal sorumluluk projelerine duyarlılığı, misafirlerine 3. adres olarak müşteri odaklı yaklaşımı, verimlilik, kalite ve ilişkileri sağlaması ile günümüzün genç kuşağı Liderini mükemmel bir şekilde temsil ediyor. Can İkinci Starbucks’ın kurucusu Howard Schultz’un ‘Gönlünü İşe Vermek ‘ isimli kitabını okumamızı öneriyor, Schultz kitapta, İnancı sayesinde hedeflerine ulaşmış başarılı iş hikayesini anlatıyor.
Umarım bir gün Starbucks’ta kahve içerken sizin de yolunuz Can İkinci ile kesişir ve insana mutluluk veren, enerjik, zeki bu genç liderle siz de tanışırsınız. Ben Yöneticilik ve Liderlik eğitimlerimde Can İkinci’yi model olarak anlatacağım. Serap Gökmen

