Posts tagged Yöneticilik

Yöneticilikte Geribildirimin Sihri

Yöneticilikte Geribildirimin Sihri

Son zamanların en büyük “iletişim dehası” doğru yapılmış ve sunulmuş geribildirimlerdir.

Geribildirimin Tanımı : Kişinin iyi performans gösterdiği ve gelişim gösterebileceği alanlarda yapıcı veriler sunarak, deneyimlerin paylaşılması – bu sayede insanlar kendileri için daha iyi seçimler yapabilirler.

Geribildirim eleştiri veya basit bir takdir ifadesi değildir.

“Geribildirimi, öğrenmeyi kolaylaştıracak şekilde nasıl sunmalıyım?”

İşe geç kalmış elemanınıza ; saati göstererek, ‘’sen zaten hep geç kalıyorsun’’ Müşteri ile konuşurken dikkatini başka yöne vermiş elemanımıza ; ‘’ senin dinleme becerilerin kötü’’ şeklinde bir dil kullanımı çok olumsuz duygular yaratır ve karşınızdaki kişinin savunmaya geçmesine neden olur.

“Sen” dilinin fazla kullanımının, “senin bunu yapmanı istiyorum!” şeklinde kullanılan “ben” dilinde olduğu gibi suçlama olarak algılanabileceğine dikkat etmek gerekiyor. Eleştirildiğini düşününen kişi ya savaşmaya ( çünkü kendisini savunmaya geçer) veya savuşmaya (söyledikleriniz bir kulağından girer diğerinden çıkar ) başlar..

Geribildirimlerin asıl amacı, “öğrenmek” olmalı…

Yönetici olarak önce geribildirim vermek istediğiniz eylemlerin neler olduğuna karar vermelisiniz ve bu kararınızı elemanınız ile paylaşmalısınız. Ardından bu eylemlerin etkisinden söz etmelisiniz. Bu adım, bakış açısını değiştirmenin gerekliliğini ortaya koyar. Başka bir deyişle, takım üyesinin eylemlerinin çalışma arkadaşları, müşteriler veya hedeflerin gerçekleşmesi üzerinde bir etkisi yoksa bir değişim gerekliliğini savunmak anlamsız olur.Son olarak, peşinde olduğunuz istenen sonucu netleştirmelisiniz. Bu adım, iki tarafın da faydalara odaklanmasını sağlar ve sorunlar yerine çözümler ile fikirlerin tartışıldığı bir ortam yaratır.

Birilerine bir şeyler  öğretebilmenin en doğal yöntemi yaşanılan deneyim ya da izlenilen performans için söylemek istediklerinizi ‘geribildirim hamburger’i şeklinde karşı tarafa sunabilmektir.

Herhangi bir deneyime geri dönüp baktığımızda;

• Neyi iyi yaptı ?
• Neyi daha iyi yapabilirdi ?  (gelişmeye açık olan alan)
• Neyi iyi yaptı ?

Şeklinde o deneyimi gözden geçirip hamburger şeklinde sunarsak kişinin zihinsel olarak gelişmesi gereken durum veya beceriyi daha rahat kabulleniriz.

Zihin önce nelerin iyi yapıldığını duyuyor, sonra nelerin daha farklı yapılabileceği konusundaki önerileri dinliyor ve tam savunmaya geçmek üzereyken başka nelerin iyi yapıldığına dikkat çekiliyor. Bu aslında aynı kuru köfte veya salam-peynir yemek yerine ekmek arası soslu, turşulu bir şekilde sandviçinizi yemenin daha lezzetli olmasına benzetilebilir.

 Geribildirim almak ve vermek zordur çünkü yaşamımızı kendi değerlerimiz, önyargı, varsayımlarımız ve inançlarımıza göre yaşamamız ve geribildirimleri de aynı öznel bakış açısıyla algılamamızdır. Bu hamburger metodu ise geribildirim verirken bir adım geri çekilmeyi ve daha olumlu daha nesnel şekilde olaya yaklaşmayı gerektirmektedir.

 Bir başka metod ise karşı tarafa kendi performansı ile ilgili soru sormaktır.

Ünlü bir futbol koçu, oyunda golü kaçıran futbolcusuna şöyle sorar : “ Sence bugün nasıl oynadın ?” sizin ders vermenizdense bazen kişinin kendi performansını nasıl geliştirebileceğini kendisinin cevaplaması daha iyidir.

Son olarak, geribildirimi verirken yapılan yorumların net ve açık olmasına dikkat edin. Genel ve muğlak konuşmayın, söze; bana göre diye başlayın, çünkü geribildirimi siz veriyorsunuz, senin için müşteriler ile ilgilenmiyorlar dediğinizde bu sizin kendi verdiğiniz bir geribildirim olamaz.

Zamanlamaya dikkat edin, Kişiliğe değil, davranışa yönelik konuşun ve mutlaka  geribildirimi bire bir iken vermeye özen gösterin.

Geribildirimi eylem – etki – istenilen sonuç, hamburger metodu veya sizce performansınız nasıldı ? tarzlarında farklı şekillerde verebilirsiniz, ilk başlarda zorlansanızda bir süre sonra kendi doğallığınız ile şekillendirerek karşınızdaki kişiyi geliştirecek şekilde lezzetli geribildirimler vermeye başladığınızı farkedeceksiniz.

Serap Gökmen

Yöneticiliğin Yol Haritası

Yöneticilik Eğitimi Katılımcıları

Yöneticilik Eğitimi Katılımcıları

Başkalarına önderlik etme sorumluluğunu yüklenenlerde gözlenmesi gereken veya beklenen kriterler nelerdir ? Bu konuda standart bir reçete vermenin anlamsız olacağı açıktır.

Yöneticilerin ve liderliğin zaman ve duruma göre çok çeşitli formları ve uygulamaları gözlenebilmektedir. Belirli bir zaman ve durumda olağanüstü başarılı ve etkili görülen bir lider bir başka durum ve zamanda etkisiz ve sönük kalabilmektedir.

 Her eline fırça alan bir Rembrand, Van Gogh, Salvator Dali, olamayabilir ama resim yapmanın temel kurallarını öğrenek, bakmaya değer hoş şeyler yapabilecekleri kuşkusuzdur. İş hayatı karizmatik dehaların değil, işinin gereğini yapan profesyonellerin arandığı bir ortamdır. 

Yöneticinin yol haritası adını verdiğimiz bazı ipuçları ;

1. Ekiple “ortak akıl”da buluşun. Sizin hedefleriniz, ekibin hedefleri ve şirket hedeflerinin ortak noktasını bulun. Ekibe bunu anlatın, tanıtın, satın, ikna edin…

2. İşimiz iletmek ve Dinlemek ! Kendimizle ve ekibimizle açık, net sonuca odaklı iletişim kurmalıyız. Üç boyutlu, taraflar için kazan-kazan olan iletişim istenilen sonuca ekibi daha ivedi ulaştırır.

3Hedefe yürüyebilmek için önce ekibinizle uyum ve ahenk içerisinde olmalı ve güveni yakalamalıyız. Ekibi etkilemenin ilk koşulu onları anladığınızı, dinlediğinizi anlatabilmektir. Uyumu, sözlü, yazılı ve beden diliyle çok kısa bir sürede de yakalayabiliriz, bu daha uzun bir sürede alabilir. Önemli olan uyum ve güveni yakalayana kadar ikna etmeye, etkilemeye, hedefe yöneltmeye kalkmamak.

4. Ekibinizin performansını değerlendirirken çalışan, bulunduğu çevre, sahip olduğu beceri/kapasite, taşıdığı misyon ve vizyona göre değerlendirilmelidir. Değerlendirmenin sonuçlarının çalışana gelişim ve öğrenim kazandırması önemlidir.

5. Ekibinizle bir gelişim yolculuğuna beraberce girin. Aynı gemide olup farklı yönlere gitmek mümkün mü? Her elemanınız için bir gelişim yol planınız olsun ve bunun takibini yapın. Siz ilerledikçe onların da ilerlemesini sağlayın.

6. Çatışma, itiraz, endişeleri izleyin, gözlemleyin. Koçluk şapkanızı giyip gerekli olduğu zamanlarda bu durumları ekibin yakınlaşması, uzlaşması için bir fırsat olarak kullanmanın yollarını arayın.

7. Değişimden korkmayın ! İsterseniz yenilik deyin? Değişimi inceleyin, tanıyın. Değişimi sizinle beraber tanıtacak mini bir ekip kurun, değişime sponsor bulun-kim bu değişimin rahat kabul edilmesinde kim etkili olur? Sonra aynı yeni bir ürün gibi paketleyin gerekli reklam ve pazarlama ile ekibinizi bu ürünü satın almaya, kullanmaya ikna edin.

8. İyi yönetici hem zamana hem strese mağlup olmamalı ! Her ikiside doğru kullanılırsa performansa zarar vermez. Vakit nakit ise yönetici aynı bütçesine uyguladığı özeni zamanının kullanımına da uyatlamalı.

9. Stres ise tuz gibi..azı karar çoğu zarar. Stressiz iş ortamı mümkün değil, ancak stresi algılamak, yönlendirmek, olumluya çevirmek mümkün. İşini bilen yönetici stresi dallanıp budaklanmadan algılama becerisine sahip olmalı ve gerekli önlemleri alarak ekibe zarar vermeden stresi kontrol altına alabilmelidir.

10. Ekibiniz olmadan soluk alabilir misiniz ? Ekibinizi etkilemek, motive etmek ve onlara örnek olmak için önce kendinizi tanımalısınız. Hedeflerinizi belirlemeli, şu an nerede durduğunuzu farkına varmalısınız. Sonra nereye ve kiminle gitmek istediğinizi belirlemelisiniz. Ekiplede bunu paylaşmalı ve yol boyunca hedefinize ulaşmak için gerekli değişiklikleri beraberce yapabilecek güven ve uyum ortamında varolabilmelisiniz… Yöneticilik öğrenilebilinir bir beceridir. Yönetici adayları ve yeni yöneticiler için düzenlediğimiz Temel Yöneticilik Eğitimi ile yöneticiliğin tüm yapı taşlarını uygulamalı olarak katılımcılarımız ile paylaşıyoruz. 
Serap Gökmen

Yöneticilik nedir ? Yöneticiler ne yapar ? Nasıl yönetebilirim ?

Yöneticiler ne yapar ? Yöneticilik nedir ? …Yöneticilik yapanların çoğuna birden fazla sorulan standart sorulardır.

Yöneticilik ; biraz Sanat biraz  Bilim’dir ;

Yöneticilik hem sanat hem bilimdir. İnsanları sizsiz olabileceklerinden daha verimli yapma sanatıdır. Bilim, bunu nasıl yaptığınızdadır. Dört ana unsur vardır: planlama, organizasyon, yönetim ve gözlemleme.

Daha Verimli Olmak

Dört işçi 6 birimi yönetici olmadan sekiz saatlik vardiyada yapabilirler. Eğer ben sizi onları yönetmeniz için işe alırsam ve onlar hala günde 6 birim yapabiliyorlarsa, benim işletmemin sizi işe alarak sağladığı fayda nedir? Diğer taraftan, eğer şimdi günde 8 birim yapıyorlarsa, siz, yönetici olarak, değer kazanırsınız.
Aynı benzerlik servis, perakende satış, öğretim, ya da herhangi bir çeşit iş için de geçerlidir. Grubunuz sizinle, sizsiz olduğundan daha fazla müşteri çağrısının üstesinden gelebilir mi? Yüksek değerli mamul satabilir mi? Daha verimli bilgi birikimi açığa çıkarabilir mi? Yönetimin değeri daha verimli bireyler topluluğu oluşturmaktır.

 Planlama

Yöneticilik planlama ile başlar. İyi yönetim iyi planlama ile başlar.
Plansız kesinlikle başarılı olamazsınız. Eğer tesadüfen başarıya ulaşmışsanız, bu ya şans veya fırsattır ve tekrarlanabilir olmayacaktır. Bunu saman alevi, bir anlık heyecan gibi yaparsınız fakat hiçbir zaman başarının mimarı olan, belirli bir süre boyunca başarılı bir performansı yakalayamazsınız.
Hedefinizin ne olduğunu düşünün ( ya da patronunuz size anlatırken dinleyin). Sonra oraya ulaşmak için en iyi yolu bulun. Hangi kaynaklara sahipsiniz? Ne elde edebilirsiniz? Her elemanın şahsi güçlerini&zayıflıklarını ve diğer kaynakları karşılaştırın. 14 saat süren bir işe dört işçi yerleştirmek, aynı işi bir işçiyle 6 saatte yapabilecek bir makine kiralamaktan daha az ücret mi tutacak? İlk vardiya başlangıcını sabah 8:00’dan 10:00’a değiştirebilseniz, akşam üstü telaşının üstesinden gelebilirler ve böylece ikinci vardiya için ekstra bir kişi daha görevlendirmek zorunda kalmaz mısınız?
Tüm olası senaryolara bakın. Ekibiniz için planlama yapın. En kötü senaryoyu düşünün ve onun için de bir plan geliştirin. Farklı planlarınızı değerlendirin ve en iyi tahmininizle hangisinin işe yarayacağını ve işe yaramazsa ne yapacağınızı oluşturun.

Organize Edin

Şimdi bir planınız var ve onu gerçekleştirmek zorundasınız. Grubunuzun önünde her şey hazır mı, yani doğru şey doğru zamanda grubunuza ulaşacak mı? Grubunuz plandaki görevini yapmak için hazır mı? Organizasyon akışı grubunuzun sunacakları için hazır mı ve ne zaman ulaşacak?

Elemanlarınız eğitimli mi? Motive olmuşlar mı? İhtiyaç duydukları donanıma sahipler mi? Doğru elemanlar doğru görevlerde mi ? Becerileri var mı ? Kaynaklar mevcut mu ? Motivasyonları var mı ?
Planın işlemeye başlaması için ihtiyaç duyulan her şeyin hazır olması veya gerektiğinde hazır olabilmesi için tüm organizasyonu yapın. Herkesin genel başarıdaki rolünü ve bu rolün önemini anladığından emin olmak için bir kez daha kontrol edin.

Yönetin

Şimdi “BAŞLA” tuşunu çevirin. İnsanlara ne yapmaları gerektiğini anlatın. Biz bunu bir orkestra yönetmeye benzetiyoruz. Orkestradaki herkesin önünde müzik var. Hangi kısmın hangi parçasının ne zaman çalınacağını biliyorlar. Ne zaman gireceklerini, ne çalacaklarını ve ne zaman duracaklarını biliyorlar. İdareci müziğin meydana gelmesi için her bölümün başlama işaretini veriyor. İşte sizin işiniz burada. Müzisyenlerinize (çalışanlarınıza) nota yapraklarını (planı) vereceksiniz. Her bölüm (departman) için doğru müzisyen (çalışan) sayısını bulacaksınız, sahnede tüm bölümleri düzenleyeceksiniz böylece müzik en güzel halini alacak (işi organize edeceksiniz). Şimdi sadece şef değneğinizle platformu hafifçe tıkırdatmanız, dikkatlerini çekmeniz ve ilk vuruşunu vermeniz gerekiyor.

Gözlemleyin

Şimdi her şey yürüyor, siz gidişata dikkat etmek zorundasınız. Her şeyin plana göre gittiğinden emin olun. Plana göre gitmediğinde, orkestra şefinin tempoyu ayarladığı gibi devreye girip planı düzenlemek veya Koçluk yapmak durumundasınız.

Problemler olacaktır. Birileri hasta olur. Bir bölüm zamanında yetişmez. Kilit bir müşteri iflas eder. İşte bu ilk etapta, beklenmedik durumlara karşı bir plan geliştirmenizin sebebidir. Siz, yönetici olarak, her zaman olan bitenin farkında olmalısınız böylece gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz.
Bu tekrarlayan bir süreçtir. Bir şeyler senkron dışı kaldığında, bir düzeltme planlamanız, bunu uygulamak için kaynaklar organize etmeniz, uygulayacak kişileri yönetmeniz, değişimin etkilerini gözlemlemeye devam etmeniz gerekir.

Buna Değer mi ? İsterseniz Yöneticilik Becerilerini  Öğrenebilirsiniz

İnsanları yönetmek kolay değildir. Fakat başarılı bir şekilde yapılabilir. Ve bu çok faydalı bir deneyim olabilir. Yöneticiliğin, tüm diğer beceriler gibi, çalışma ve pratik ile geliştirilebilir bir beceri olduğunu ve eğitim ile yöneticiliğin öğrenildiğini hatırlayın.

Serap Gökmen Yöneticilik Eğitimi

Serap Gökmen