Stres

Nefes Almanın Gücü

Son zamanlarda tüm sağlık kuruluşları stresle baş etmenin ne kadar önemli olduğunu vurgular oldu. Çünkü stresin, bağışıklık sistemimizi etkilediği ve dolayısı ile bizi hastalıklara açık hale getirdiği ortaya çıktı.

Stresi hayatımızdan tamamıyla çıkaramayacağımıza göre, en iyisi onunla baş etmenin sağlıklı ve etkin yollarını bulmak. Birkaç sene önce katıldığım “Yaşama Sanatı Türkiye (The Art of Living) tarafından düzenlenmiş olan bir kursta öğrendiğim ve kolaylıkla günlük hayatıma adapte edebildiğim bazı nefes teknikleri sayesinde günlük stresle baş etmek konusunda oldukça donanımlı hissediyorum kendimi. Bu tekniklerin bendeki olumlu ve devamlılık içeren etkisinden yola çıkarak, birçok danışanımı ve öğrencimi de bu kursu almaya teşvik ettim ve ediyorum. Geri dönüşler hep olumlu oluyor ve yaşamları olumlu etkiliyor.

Şimdi size bu nefes tekniğinin nerelerde işe yaradığından ve bazı bilimsel çalışmalardan bahsetmek istiyorum. Bu bilimsel çalışmaların hepsi Uluslararası Yaşama Sanatı Derneği tarafından “Science of Breath” adı altında yayınlanmıştır.

Beyin Fonksiyonlarında Artış

Nefes tekniği uygulayıcılarının, uygulamayanlara kıyasla daha fazla zihinsel uyanıklık ve dikkat verebilme (beta aktivitesi) gösterdikleri gözden kaçmamıştır.

Kortizol (Stres Hormonu) Üzerine Etkisi

Birçok araştırma nefes teknikleri sayesinde kortizol seviyesinin düştüğünü göstermiştir. Bir çalışmada stres hormonu olarak bilinen kortizol 35-50 yaş aralığındaki 21 kişide ölçülmüştür. Düzenli olarak nefes egzersizleri uygulayan grup (Grup 1) ile henüz başlangıç seviyesinde olan grup (Grup 2) karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda grup 3 olarak belirlenen ve başlangıç seviyesinde olanlar henüz nefes tekniklerini öğrenmeden klasik müzik dinleme esnasında ölçülmüşlerdir.

Başlangıç seviyesindekiler için kortizol seviyesi klasik müzik dinlerkenki seviyeden anlamlı düzeyde düşük çıkmıştır. Bu durum nefes tekniğinin çok daha iyi bir rahatlama sağladığını gösterir. Tekniği düzenli uygulayanların kortizol oranları başlangıç seviyesinde olanlardan anlamlı derecede düşük çıkmıştır. Bu sonuç da düzenli uygulayıcıların günlük yaşamın stresi altında daha az fizyolojik stres yaşadığını gösterir. Hem başlangıç seviyesinde hem de düzenli uygulayıcılarda serum kortizol seviyesinde nefes egzersizi sırasında ve sonrasında devam eden düşüşler, düzenli uygulamanın gittikçe artan bir rahatlama ve strese direnç geliştirdiğini göstermektedir.

Kandaki Laktik Asit Üzerindeki Etkisi

Kandaki laktik asit stresin başka bir biokimyasal ölçüsüdür. Polis eğitim grubundaki katılımcılar yüksek dozda stres yaşarlar. Hergün yoğun bir fiziksel ve duygusal eğitimden geçerler. Bu gruba dahil 10 kişinin kan laktaz seviyeleri nefes tekniklerini öğrenmeden önce ve ilk uygulamadan sonra ölçülmüştür. İlk uygulamadan sonra laktik asit düzeylerinin anlamlı derecede düştüğü saptanmıştır. Bu durum nefes tekniklerinin rahatlama ve gevşeme sağladığını göstermektedir.

Bağışıklık Fonksiyonu Üzerinde Etkisi

Bağışıklık sistemi bizi hastalıklardan korur. Doğal öldürücü (NK) hücreler bağışıklık sisteminin bekçileridir ve sistemi tümör hücrelerinden ve enfekte olmuş hücrelerden, onları yok ederek korurlar. NK hücreleri 3 grup katılımcının kanında ölçülmüştür. Nefesi uygulayanlar, uygulamayanlar ve remisyon dönemindeki kanser hastaları. NK hücrelerinin, nefes egzersizlerini uygulayan grupta, diğer iki gruba kıyasla anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Daha sonra kanser hastalarına bu nefes teknikleri öğretilmiştir. 3-6 aylık düzenli uygulama sonucunda, kanser hastalarının NK hücrelerinde anlamlı düzeyde bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu bilgi son derece teşvik edicidir. Çünkü kansere yakalanmış ve tadavi görmüş kişilerde NK hücresi az sayıda bulunur ve NK hücrelerinin varlığı vücudun yeni gelişebilecek bir kansere karşı savunmasını geliştirmek açısından önemlidir.

Antioksidan Enzimler Üzerine Etkisi

Vücudumuz sürekli olarak çevre kirliliğine maruz kalır ve hücreler normal metabolik yan ürünler üretir. Bunun sonucu olarak serbest radikaller ortaya çıkar ve oksijen ile reaksiyona girerek, oksidan bozulmasına sebebiyet verirler. Böylece kanser, damar-kalp problemleri gibi birçok hastalığın oluşmasına katkı sağlanır.

Serbest radikaller ile savaşmak için, insan vücudu antioksidan enzimleri adı verilen bir savunma sistemine sahiptir. Nefes tekniğinin bu enzimler üzerindeki etkisini araştırmak için bir çalışma tasarlanmıştır. Başlıca 3 antioksidan enzimi olan uperoxide dismutase (SOD),
catalase ve glutathione, nefesi uygulayanlarda, kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu veri, nefes tekniğinin uygulayıcılarının antioksidan statülerinin daha yüksek olduğunu ve oksidan bozulmasına karşı daha etkin bir savunma mekanizmaları olduğunu göstermiştir.

Kandaki Kolesterol Üzerindeki Etkisi

Psikososyal stresin koroner kalp hastalığı ve hipertansiyon üzerinde önemli bir etkisi vardır. Koroner kalp hastalığında, LDL kolesterol, yağ ve damar duvarlarına yapışan diğer maddeler, kan akışını bloke eder ya da yavaşlatır. Bir çalışmada nefes tekniği uygulayıcılarının, bu tekniği öğrenmeden önce ve öğrendikten sonraki kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Aynı zamanda bu kişiler düzenli uygulamanın 7. ve 45. gününde de ölçülmüşlerdir. LDL (zarar veren) kolesterolde olduğu kadar tüm kolesterol düzeyinde anlamlı bir düşüş görüldüğü gibi HDL kolesterolde (yararlı kolesterol) anlamlı bir artma saptanmıştır. Bu bulgular sözkonusu nefes tekniğinin kandaki kolesterol dengelerini düzenlediğini ve düzenli uygulamanın koroner kalp hastalıkları ve hipertansiyon oluşumuna karşı önemli bir önlem olduğunu gösterir.

Depresyon Üzerine Etkisi

Sözkonusu nefes tekniğinin, depresyon ne kadar ciddi olursa olsun, depresyon tedavisi üzerinde %6 8-73 oranında başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bu teknikle depresyonun kalkması (psikiyatrik ölçülere göre – Beck Depression Inventory, Hamilton Rating Scale for Depression) 3 hafta içinde gerçekleşmiştir. 3 ayın sonundaki takipte ise hastalar stabil durumda kalmışlardır. Stres Yönetimi konusunda nefes almanın gücü oldukça etkili olmaktadır.
Gonca Şensözen
Klinik Psikolog – Eğitmen
Eğitim Akademi

Pozitif Telkinler İşe Yarar Mı?


Pozitif telkinler işe yarar mı? “Telkinlerin faydası olmadığını” duymuş ya da bunların işe yarayıp yaramadığını, yarıyorsa nasıl yaradığını merak ediyor olabilirsiniz. Yanıt elbette “Duruma göre değişir”dir. Her şey söz konusu telkine ve kişinin inanç seviyesine ya da daha doğrusu, inançsızlık seviyesine bağlıdır. Söylediğiniz ya da yazdığınız telkin size sahici ya da inandırıcı gelmiyorsa, büyük olasılıkla sizin nezdinizde geçerliliği olmayacaktır. Telkinleriniz hakkında kendinizi “iyi” hissetmelisiniz. Dolayısıyla, en iyi sonuca ulaşmak için telkininizi yazarken kendinizi nasıl hissettiğinize dikkat edin.

Gerçekten inandığınız şeyi temsil etmeyen bir telkin yazarsanız, tereddüt eder ya da bilinçaltı düşüncenizde doğal bir dirençle karşılaşır ve kendinize engel olursunuz. Dolayısıyla, telkinlerinizi size inandırıcı gelecek yönde pozitif bir biçimde yeniden yazın ve yazdıklarınızı her gün yüksek sesle birkaç kez söyleyin. (Çünkü, yalnızca bir kez söylenen telkinler, bilinçaltı düşünme biçimlerinizi değiştirmek için yeterince güçlü değildir.)

Örneğin, “Şuyum” demek yerine, bu size ters geliyorsa, telkininize “Şu süreçten geçiyorum” kelimelerini yerleştirin.

Telkinler, kendinizi olmak istediğiniz kişinin kalıbına sokmanıza yardımcı olur. Telkinlerinizin “nasıl” olacağı konusunda esnek davranın. Birşeyi özgürce ve açıkça söylediğinizde, onu algılama şeklinizle ilgili bir sorun yaşamazsınız. “Kalıp” derken, aslında kendinizi değiştirdiğinizi, dolayısıyla bu yeni kendinizi zaman içinde yavaşça ve nazikçe oluşturmanız gerektiğini kastediyoruz.

Telkininiz için kullandığınız kelimelere de dikkat edin; çünkü, böyle yapmazsanız, olumladığınız şey yaşama geçtiğinde bir miktar kaos yaşayabilirsiniz. Örneğin, mevcut işiniz stresli olduğu için yeni bir iş istiyorsanız, mevcut işinizden kovularak yeni bir işe başlayabilir ya da kendinize çok daha stresli bir iş bulabilirsiniz.

Kaos ya da dramdan kaçınmak için, telkininize istediğiniz şeyi zahmetsiz ve yumuşak bir biçimde elde edeceğinizi ekleyin. Başka bir deyişle, telkininizde, sizin için pozitif bir değişim sağlayacak ve keyif alacağınız bir iş bulacağınızı yazın.

“Eğlenceli ve tatmin edici bir iş bulma sürecinden geçiyorum ve bu işe geçişimin rahat ve stressiz olmasına çalışıyorum.”

Bunu söylemeye karşı herhangi bir direnciniz yoksa, her gün bir kez tekrar edin.

pozitif telkinler

Hemen iş bulamıyorsanız da bunun asla bulamayacağınız anlamına gelmediğini unutmayın. İşlerin önce bir sıraya girmesi gerekir. Bu da şu demektir; ne istediğinizi gerçekten bilmelisiniz… Aksi takdirde, istediğiniz şeyle aynı rotada olmayabilirsiniz.

Dolayısıyla, “mükemmel işi” beklerken, kendinize mevcut işinizin stressiz ve eğlenceli olduğunu tekrar edin. Artık, güvendesiniz. Mükemmel işiniz yoldayken, siz mevcut işinizde daha az stres yaşarsınız.

Olayların gelişme şekli, beklediğinizden farklı olabilir. Sonunda yeni bir işe ihtiyacınız olmadığını, ama mevcut işinizdeki değişikliklere uyum sağlamanız gerektiğini anlayabilirsiniz. Çevrenizde olup bitenlere tepki vermeyi öğrendiğinizde, hayatınızın her alanında işiniz kolaylaşır.

Günde 300’ün üzerinde telkin kullanan ama hiç sonuç alamayan insanlar vardır. Çözüm, odaklanmaktır. Sizin için gerçekten önemli olan birşeye odaklanın. Bu durumda, az ama öz olmak iyidir.

Mevcut durumunuzda huzuru bulmak da başarıya ulaşmanızın bir sonraki adımı olabilir. Öyleyse, hayatınızda daha fazla neşe ya da sevgi keşfettiğinizi olumlayarak işe başlayın. Basit şeylerle işe koyulun.

Kendinizi stresli bir durumda bulursanız, sakinleşmenize yardımcı olması için belli telkinleri tekrarlayabilirsiniz. Diyelim streslisiniz; varlığınızın derinlerine sızarak, “huzurlu ve dingin” olduğunuzu kendinize tekrar edin. Benliğinizin bu harika enerjiye akışını izlemek için kendinize zaman ayırın. Bu hızlı ve pozitif telkinler kullanışlıdır, dolayısıyla onları kullanmaya hazır olun.

Kelimelerde hiçbir direnç olmaksızın, basit ve uzlaşmacı bir tavır takınırsanız, pozitif telkinlerle çalışmak çok kolay olabilir. Hemen bugün önümüzdeki 12 ay için kilit telkinlerinizi yazmaya başlayarak bu 12 ayınızı pozitif bir deneyim haline getirmek için çok şey yapabilirsiniz.

Warren Wojnowski

Hedefleriniz Sizi Korkutmasın…“EVET…Elbette YAPABİLİRSİNİZ ! ”

Biz insanların yaşamımız boyunca hep hedefleri, beklentileri olmuştur. Sürekli yenilenmek yeni şeyler yapmak ve daha ileriye gitmek isteriz… Hep daha ileri ve hep daha iyisi……

İnsan doğası gereği beklentileri, arzuları bitmeyen ve sık sık şekil değiştiren bir yapıya sahiptir. İnsanı hayata bağlayan ve canlı tutan belki de hedefleridir.

Hedeflerimiz gerçekleşsin isterken bazen çekimser kalır ve başaramamaktan korkarız. Asklında bu noktada kendimize söylememiz gereken “Evet,Yapabilirim!” dir. Ancak, bunu inanarak söylemezsek, bir işe yaramaz. Buna inanabilmemiz için ise zihnimizde değişmesi gereken şeyler vardır. Ancak zihnimiz “hayır”dan, “EVET”e döndüğü zaman, içimiz rahat bir şekilde Evet, Yapabilirim!” diyebiliriz.

Peki bunu nasıl başaracağız?

Aslında düşündüğünüz kadar zor değil, sadece zihnimizi anlamalıyız. Kendi zihnimizin bize oynadığı oyunları, engelleri fark ederek bu doğrultuda hareket etmeliyiz.

Başarmak, ulaşmak istediğimiz hedefleri yapamıyor yada yapmaktan çekiniyor olmamızdaki nedenler neler? Yoksa kendimize itiraf edemediğimiz,iç sesimizin söylediği ama bizim duymaya pekte hevesli olmadığımız konular neler acaba?
Neden korkuyoruz, asıl sorun başaramamaktan korkmak mı, yoksa yeterince istemiyor muyuz hedeflediğimiz şeyleri?.. Neden hazır hissetmiyoruz kendimizi?

Demir Leydi lakabıyla da tanınan İngiliz siyasetçi, Margaret Thatcher;
“ Yolun ortasında durmak tehlikelidir. Ya geri çekilin ya da ileri gidin. Yoksa her iki taraftan da size araba çarpabilir.” diyerek aslında hedeflerimize ilerlemek isterken gösterdiğimiz kararsızlığın vazgeçmekten daha tehlikeli olduğunu ne güzel ifade etmiştir.

Yukarıda okuduklarınız ve çok daha fazlasını Eğitim Akademi “Evet Yapabilirim “ eğitim ve seminerlerinde bulabilirsiniz.

JOHNSON CONTROLS TÜRKİYE; sürekli gelişim, değişim, ve dürüstlüğü ilke edinmiş şirket politikası, çalışanlarına verdiği değer ile adından söz ettiren ,farklılığını her alanda gösteren bir firma… Firmanın genç, dinamik ve yenilikçi çalışan kadrosu Evet Yapabilirim Seminerlerinde eğlenerek öğrenmenin keyfine keyfine varanlardan.

Şirketin sorumlu yöneticisi Füsun Eris pozitif enerjisi ve yenilikçi yöneticilik anlayışı ile ekip arkadaşlarının seminerleri almasında öncülük etti. Kendisi ve yurtdışından gelen üst düzey yöneticileri ise eğitimi İngilizce olarak aldılar.

Sizlerde kendiniz için veya ekip arkadaşlarınızla, çalışanlarınızla birlikte eğitim akademi uzman eğitmenlerinden Gonca Şensözen’in hazırladığı “Evet Yapabilirim Seminerleri” ile tanışmak ve zihninizdeki engelleri keşfederek hedeflerinize ulaşmak istemez misiniz?

“Evet” ise bize ulaşın;

Basın Ve Halkla İlişkiler Müdürü
Özlem Bölükbaşı

ozlem@egitimakademi.com