Kişisel Gelişim, Eğitim ve Koçluk Hizmetleri – Kurumsal Eğitimler
Nefes Almanın Gücü
May 16th

“Çok sık hastalanıyorum”
“Sürekli stres altındayım, bir türlü rahatlayamıyorum”
“Çabuk öfkeleniyorum, insanları dövesim geliyor’’
“Uyumak istiyorum, ama gözüme uyku girmiyor”
“Sabahları yataktan kalkmak nedir bilmiyorum, bir türlü motive olamıyorum”
“Çalışmam lazım ama odaklanamıyorum”
“Sürekli boynum ağrıyor”
“Bir türlü rahatlayamıyorum”
“Kendimi mutsuz hissediyorum”
diyorsanız gelin nefesin gücü ile tanışın
Hayattaki amacımız, sağlıklı, mutlu, rahat bir hayat yaşamak ise nefes bize bu amaca ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Bu eğitime katılanlar, doğru nefesin hayatımızdaki öneminin farkına varmanın yanı sıra, nefes kapasitesini arttıran çalışmalar ile tanışıp farklı nefes tekniklerinin gücü konusunda farkındalık geliştireceklerdir.
Nefes eğitimi katılımcıları; Çeşitli nefes çalışmaları sayesinde eğitimden, sakin, rahatlamış ve gevşemiş olarak ayrılacaklardır. Stres Yönetiminde uygulanan en başarılı teknik doğru nefes alma tekniğidir.
Nefes Eğitiminin İçeriği:
Doğru nefesin gücü
Diyafram kullanmaya yönelik beden çalışmaları
Nefes ile Duygularımızı Kontrol Edelim
Nefes ile Stresi Kontrol Edelim
Nefes ile Motive Olalım
Nefes ile Gevşeyelim
Eğitim Akademi, uzman nefes koçları tarafından nefes eğitimlerini düzenlemektedir.
Günde Kaç Kere Kahkaha Atıyorsunuz?
May 14th
Çocuklar günde 450 kere gülüyor, yetişkinler ise günde 15-16 kez kahkaha atıyor.
Kahkaha eğitimi akımı, son günlerde tüm dünyayı peşinden sürükleyen, çalışmalara katılan insanların hiçbir sebep aramaksızın güldüğü, gerçek manasıyla yaşam değiştirici bir deneyimdir.
Eğer insanlar günde en az bir saat gülmeyi başarabilseler, üstelik hiç sebepsiz yere, başka hiçbir tekniğe ihtiyaçları kalmaz. Daha zeki, daha yaratıcı , daha sağlıklı ve çok daha olumlu olurlar.
Günde 30 dakika gülmek zekayı % 10 arttırıyor!
Gülmenin kendisi yeterlidir çünkü o an ne geçmişte, ne de gelecekte var olabilirsiniz; şimdi ve burada olursunuz.
15 dakika kahkaha atmak 15 dakika koşmak ile aynı enerji ve kalori yakımına denk geliyor.
Kahkaha attıkça kan damarlarının iç çeperi temizleniyor ve böylece kan daha rahat dolaşıyor. % 28 oranında bağışıklık sistemi güçleniyor.
KAHKAHA ATMAK
Günümüzde insan beyniyle ilgili yapılan araştırmalar bunların doğru olduğunu ortaya çıkardı. Mizah ile tetiklenen kahkaha ile sebepsiz yere başlayan kahkaha bedende aynı etkiyi bırakırlar. Bedenin ikisi arasında bir ayırım yapmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Mizah, şaka, espriler veya komiklik olmadan da herkes gülebilir. Kahkahanın oluşumu grup içinde tetiklendikten sonra, göz teması ve çocuksu oyunculuğumuz ile çabuk yayılan hakiki bir kahkahaya dönüşür.
Hayatınızdaki durumunuz ve performansınız, enerji seviyenize bağlıdır. Verimli olabilmek için beyninizin diğer organlarınızdan farklı olarak yüzde 25 daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Kahkaha atmak oksijen arzını artırır, sadece beyniniz değil tüm organlarınız bundan pozitif olarak etkilenir ve daha verimli çalışır.
KAHKAHANIN FAYDALARI
Kahkaha kişisel yaşamınızı, iş hayatınızı, ruhsal ve fiziksel sağlığınızı, sosyal yaşamınızı ve içinizdeki canlılığı destekler! Herşeyden önce hayatınıza daha çok neşe getirir, espri yapma yeteneğinizi geliştirir ve gülümsemenizi kolaylaştırır. Kendinize güveniniz artar, daha pozitif bir görünüşünüz olur, kendinizi daha umutlu ve pozitif hissedersiniz. Kısa bir süre içinde duygusal durumunuz değişir ve ruh haliniz dengelenir.
KAHKAHA EĞİTİMİNİN AMACI:
Kahkahanın fiziksel, zihinsel ve duygusal faydalarını öğrenmek
İçinizde stres, koşullandırılmalar ve günlük hayatın getirdikleri ile gizli bastırılmış enerjilerin farkına varmak ve bu tür zarar veren enerjileri neşe ve rahatlamaya dönüştürmek için en etkili metotlardan biri olan sebepsiz yere kahkahayı gündelik hayatınızda kullanmayı öğrenmek
Manevi ve ruhsal gelişim için kahkahayı deneyimlemek.
Espri olmadan gülmeyi başarmak
Negatif enerjiyi kahkaha ile dönüştürmek.
Kahkahayı arttırıcı teknikler uygulamak
Eğitim Akademi, kurumlara yönelik ; 1 saat ile 3 saat arasında KAHKAHA SEMİNERLERİ düzenliyor. Sertifikalı Kahkaha eğitmenleri eşliğinde yapılan seminerlerde çalışanlar çağımızın hastalığı olan stress ile kahkaha atarak baş etmeyi öğreniyorlar.
Galip ya da Mağlup olmak, Ne kadar önemlidir sizin için?
May 14th
Galip ya da Mağlup olmak, Ne kadar önemlidir sizin için?
Yıllar önce daha Çocuk denecek yaşta iken gazetede okuduğum bir haberin etkisi hala üzerimdedir; hangi ülke ve neresi gibi özellikleri hatırlayamıyorum.
Haberin konusu şöyle idi: Uçak yolculuğu korkusu olan anne, o gün sabah, oğlunun uçağa binip gitmesini istemez ve onu bu tehlikeli yolculuktan korumak için sabah erken saatte uçağa yetişmesi için uyandırmaya söz verdiği oğlunu uykudan uyandırmaz. Saatler sonra radyoda korktuğu haberin gerçek olduğunu, o uçağın düştüğünü ve kimsenin kurtulamadığını, tüm yolcuların öldüğü haberini duyar. Sevgiyle oğlunun odasına koşar ve bu haberi kendisiyle paylaşmak için oğlunu uyandırmak ister. Ancak oğlu uyanmaz. Hayatını uçağa bindirmeyerek korumak istediği oğlu, yatağında çoktan ölmüştür…
Hani şöyle bir söz vardır; “her şey olacağına varır.”
Tabii bu ve bunun gibi durumlar, bu gibi sözler, insanı mücadeleden ve yaşam kavgasından uzaklaştırır, tembelleştirir gibi korkularla olacak, fazla rağbet görmezler. Ancak fazla rağbet görmemeleri demek, göz ardı edilecek gerçekler oldukları anlamına da gelmez.
Öte yandan hiç birimiz, ne kadar yaşayacağımızı, ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Ancak yıllar sonrası için dahi planlar yapıyor, mücadeleler içine giriyoruz. Ölecek olma gerçeğimiz bizlerin yan gelip yatma sebebi olmuyor. Bu durum da ölüm gerçeği gibidir. Kısacası şöyle söyleyebiliriz: `hedefimizi sadece çalışarak elde edemeyiz belki, ancak elde edenler yine çalışanlardır.` Sadece önemli olan, amacımız kıldığımız hedefimizi, hayatımızın olmazsa olmazı haline getirmemektir. Çünkü o zaman savaşa girmiş gibi olur, her durumu mübah görür, illegal yolları deneyecek olma riskinden de kurtulamayız. Hedefimize ulaşamasak da sevmenin, yeryüzünde sevgi gibi bir varlığın güzelliğini, bunun farkında olmanın da ayrıcalık olduğunu görerek hayata bakabilmek, bizlere mağlubiyetin acısını unutturur ve mağlubiyeti de olgunlukla kabul edecek hoşgörüyü kazandırır.
Böylece sadece kazanımlar değil, mağlubiyetlerin de bizlere kattığı çok değerler olduğunu, hedefimizi kazanarak olmasa da güzel değerler kazanarak yine, hedefimize ulaşanlar olduğumuzu da görmüş oluruz….
Kendimize öncelikle şu soruları soralım;
1- Çocuğumuzun yüksek not almak için sınavda kopya çekmesini nasıl karşılarız? (dikkat edelim, bu uygulama ile sınava çalışan Çocukların hakkına tecavüz edilmiş ve hak edilmemiş bir galibiyet alınır.)
2- Çocuğumuzun sevdiği insanla evlenmek için kendisiyle yalan konuşmasını nasıl karşılarız? (dikkat edelim, hayat arkadaşı olarak seçtiği birey daha hayat arkadaşı olmadan aldatılıyor.)
Gibi soruları kendimize tekrar tekrar soralım… Bu sorulara dürüst cevaplar verelim lütfen. Bilelim ki eğer bu tür durumları normal karşılıyor isek, karşılayacak isek bunu da kabul edelim. Bu gerçeği en azından kendimize itiraf edelim. Ardından şunu da soralım;
Tamam, ilk etapta çocuğumuz hedefine ulaştı diye sevineceğiz. Ancak, ya sonra?
Gerçek galibiyet, paylaşılarak büyür, sevgi taşır, mutluluk getirir… Galibiyetlerin her anı, saniyeleri dahi anlatılarak dillen¬dirilir. Eğer galibiyete ulaşma yolundaki bir adım anlatılamıyor ve utançla gizleniyor ise, o galibiyet, gerçek galibiyet değildir!
Şahnaz Aras
Çocuk Gelişimi Eğitimcisi

